|
Türk Edebiyatı Vakfı'nın düzenlediği Çarşamba Sohbetleri'nin bu haftaki konusu Osman Yüksel Serdengeçti idi. Emekli müftü ve değerli yazar İbrahim Koç'un konuşmacı olarak katıldığı bu sohbette İbrahim Koç son derece duygusal bir konuşma yaptı. İbrahim Koç'un konuşmasından edindiğimiz izlenimleri sizinle paylaşıyoruz. İbrahim Koç bu sohbette şöyle konuştu:
Bir elime ayı bir elime de güneşi verseniz bu davadan geri adım atmam'' diyen bir Peygamber(sav)in yolunda yürüyen bir adam vardı bir zamanlar bu ülkede. Adı kafalara nakış nakış işlenmesi gereken bu adam Osman Yüksel Serdengeçti idi.
Serdengeçti davasını kılıçlaşan kalemiyle en zor şartlar altında savunmasını bilmiş bir efsane olarak hatıralarımızda daima yaşayacaktır. Davası için değil malını mülkünü, canını bile orta yere koyabilen bir insanı bu zamanın ölçüleriyle izah etmek benim gibi biri için son derece zordur. Serdengeçti bir takım hitaplara nutuklara sığabilecek bir adam değildir. Ama âcizane kendi kanaatlerimiz sizlerle paylaşmaya çalışacağım.
Dikkat edin ki bir hayatı hangi yolda kullanıyor. Allah(cc), vatan ve millet yolunda serden geçen bu adama ben tam bir gazi derviş gözüyle bakıyorum. O kalemiyle cihat ettiği kadar dervişane bir hayatın da hakkını veriyordu. Söyleyin bana siz dervişliği ne zannediyorsunuz? Bir lokma bir hırka dolaşmak mı? Hayır asla böyle bir dervişlik yoktur. Dervişlik arıyorsanız Serdengeçti'nin hayatına bir bakın önünüze bir numune olarak tam manasıyla bir derviş çıkacaktır. O bir muallâ ruh olarak iman davasında en önde çarpışan bir mana kahramanıydı.
Bu günün şartlarına bakarak onu anlatmak mümkün değildir. Çünkü her şahsiyet kendi yaşadığı dönemin şartlarına göre değerlendirilmelidir. Bu günün insanına onu anlatmaya kalkıştığınızda ya siz becerip anlatamayacaksınız ya bu devrin insanı ondaki mana derinliğini anlayamayacaktır. Yaşı müsait olanlar bilir müsait olmayanlar için de ben anlatayım. Serdengeçti'nin mücadeleye atıldığı dönemlerde korkunç bir yıkım olmuş. İnsanlar inançlarını yaşama noktasında korkunç baskı altında tutulmaktadır ki bu devrin insanına anlatmaya başladığımızda ya komik geliyor ya da olmaz böyle bir şey demeye başlıyorlar. Cemaatler dağıtılmış inanca dair ne varsa bir suç olarak kabul edilmiş bir devir düşünün. Böyle bir devirde hayatını, gençliğini ve geleceğini ortaya koyup muhalif bir çıkış yapmak ne kadar zordur siz varın tahmin edin. Serdengeçti bu devirlerde bile inandıklarını inandığı gibi yazmakta asla tereddüt etmemiş biri olarak hepimizin kalbinde bir efsane kahraman olarak hala daha yaşamaktadır.
O bir kitap yazdı 'Bir Neslin Hayatını Nasıl Mahvettiler'' diye. Onlar da Serdengeçtinin hayatını mahvettiler diyebiliriz. Bir millet öz evladına kıyar mı bu kadar? Ama kıydılar işte. Allah o günleri bir daha bu millete göstermesin. Çok şükür bu gün pırıl pırıl bir gençlik yetişti. Her yerde bu meyveleri görüyor olmaktan bahtiyarlık duyuyorum. Bu nesil o devirlerin çilesini çekenlerin eseridir. Onlar o mücadelelere atılmamış olsaydı bu gün bu derece iyi yetişmiş imanlı bir nesle sahip olmayacaktık. Analarının ak sütü gibi bu nesil üzerinde onların hakları vardır. Hiç birimizin de bu hakkı inkâr etmek gibi bir hakkımız olamaz.
Serdengeçti'ye arkadaşları ne yapıyorsun Osman? diye sorduklarında : '' Ne yapayım hapishane hapishane geziyorum'' diye cevap verirdi. Serdengeçti'nin şahsına dair bir şey söyleyecek olursak o; dünyalara sığmayan Yavuz Sultan Selim Han gibi mütevazı bir insandı. Hem büyük bir davayı omuzlamış biri, hem bir tevazu abidesi olarak tanıdığımız Serdengeçti hepimize örnek olacak müstesna bir insandı. Mütevazı olmakla birlikte o hiç bir haliyle sıradan insanlara benzemezdi. Verirdi elinde avucunda ne varsa verirdi. Mutluluğu almakta değil vermekte bulan bir Anadolu gazi dervişiydi diyebiliriz.
O, her zaman ''insan hayalleri ve hedefleri kadar büyüktür'' derdi bize. Allah(cc), vatan ve millet yolunda serden geçen bu adam bana göre tek başına bir milletti. Şimdi düşünüyorum da davası büyük olanların çilesi de büyük oluyor. Allah ondan ve onun gibi bu millet ve bu din yolunda çile çeken herkesten razı olsun.
Umut Bulut
Kaynak: Sanatalemi.net |